Baas rejimi, iktidarda kalabilmek ve karşılaştığı engelleri ve tehditleri ortadan kaldırmak için her yolu deniyordu. Hangi plan etkiliyse ve kendi lehine sonuçlanıyorsa onu kullanıyordu. Kuşkusuz, devrimin etkisi altındaki bölgeler Peşmerge'nin üs ve karargahlarının bulunduğu yerlerdi ve Baas rejiminin çıkarları için her zaman büyük bir tehdit oluşturuyorlardı. Bu yüzden aniden askeri güçlerinin tehdit ve baskısıyla karşılaşıyor, temizlenmeleri ve Kürdistan köylerinin yerle bir edilmesi amacıyla kara ve hava saldırılarına maruz kalıyorlardı (Barzani, 2021, 289).
Rejim ordusu, Ağustos 1984 tarihinde Badinan bölgesindeki Zaho'da devrimin kontrolü altındaki bölgelere geniş çaplı bir saldırı başlattı. Baas hükümeti bu saldırıyla, Peşmerge'nin faaliyetlerini durdurmak ve bölgedeki devrimin sesini kısmak için Duhok ve Zaho bölge komitelerinin karargahını hedef aldı. Saldırı, Erşed Zibari ve Cafer Mustafa'nın liderlik ettiği binlerce asker ve paralı askerden (caş) oluşuyordu; tank, top, zırhlı araç, çok namlulu roketatar ve savaş helikopterleri ile destekleniyordu.
24/8/1984 şafağında saldırı üç ana eksenden başladı:
Birinci: Baboxkê ve Gelnazkê ekseni
İkinci: Zêwka Eboy, Navşkê ve Osmana ekseni
Üçüncü: Lîfê ekseni, Zaho bölge komitesinin Harina Vadisi'ndeki karargahına yönelik (Murad, 2007, 144).
Peşmerge güçleri, hükümet güçlerinin saldırısına göre eksenlere dağıldı. Çünkü o dönemde Peşmerge güçleri, parti teşkilatı çerçevesinde şube ve bölge olarak örgütlenmişti (Gerdi, 2021, 269). Şehit Şehbaz Salih teşkilatı ve Heval Sadık Gelnazki teşkilatının Peşmerge güçleri Baboxkê ve Gelnazkê ekseninde mevzilendi. Zêwka Eboy, Navşkê ve Osmana ekseni ise Rencberan, Halid Koçer, Şehit Muhammed Hamdi teşkilatlarının Peşmerge güçleri ile bir grup halk savunma gücüne emanet edildi. Duhok bölge komitesi sorumlusu Fettah Guli, bu çatışmada Peşmerge güçlerini yönetiyordu. KDP peşmergeleri ile bir grup komünist parti üyesinden oluşan ortak bir Peşmerge gücü, hükümetin ilerlediği eksen için hazırlık gücü olarak Muhammed Murad komutasında oluşturuldu. Bu güç, ilgili eksendeki Peşmerge güçlerini desteklemek için Zêwka Eboy köyünün üst tarafında, her iki savaş ekseninin arasında konuşlandırıldı (Hamdi, 2007, 145).
Sabahın erken saatlerinde Baas hükümeti güçlerinin Peşmerge mevzilerine yönelik tüm eksenlerden saldırısı başladı. Peşmerge güçleri kendilerine belirlenen yerlerde karşı koydu; aralarında şiddetli bir çatışma yaşandı. Başlangıçta saldırılarını püskürttüler ve ağır darbeler indirdiler, ancak Navşkê ekseninde üç Peşmerge şehit düştü. Bu yüzden hükümet güçleri Osmana köyüne doğru ilerledi. Peşmerge güçleri savunma mevzilerini güçlendirdi, destek gücü de Osmana köyüne ulaştı ve saldırgan gücün karşısında durdu. Köy halkı da her şekilde Peşmerge'ye destek oldu. Ellerindeki hafif ve ağır silahlarla hükümetin saldırısını çok sert bir şekilde püskürttüler. İlerledikleri her noktada onları bozguna uğrattılar ve Zêwka Eboy köyünün arkasına kadar sürdüler (Hamdi, 2007, 145).
Hükümetin bu seferki saldırısı sadece karadan değil, aynı zamanda savaş uçaklarının top ve bomba yağmuru ile havadan da gerçekleşti. Savaş süresince sekiz uçak, hükümetin kara güçlerini desteklemek için bölgenin üzerinde sürekli dolaşıyor ve Peşmerge mevzilerini ateş altına alıyordu. Bunun sonucunda bir grup Peşmerge şehit oldu (Hamdi, 2007, 145). Savaşın sonucunu kesinleştirmek için Irak ordusu sürekli uçaklarla Peşmerge karargah ve üslerine saldırıyor, Peşmerge ile girdiği her savaşta mevzileri topa tutmaya başvuruyordu (Zibari, 2015, 318).
Baas rejiminin bu saldırısı, askeri güçlerin tank, top ve uçak desteğiyle Peşmerge güçleriyle sürekli karşı karşıya geldiği sekiz gün sürdü. Peşmerge ise elindeki silahlarla ve halk savunma gücünün desteğiyle bu devasa ve ağır silahlı gücün karşısında durmuş ve tüm saldırılarını geri püskürtmüştü. Irak güçleri bu sekiz gün boyunca Peşmerge'yi çok yormuş olsa da, Peşmerge savunmada geri adım atmadı. Sekizinci günde Peşmerge güçleri tüm eksenlerden hükümet güçlerine karşı bir karşı saldırı başlattı. Aniden hükümet güçlerinin öncü birliklerine saldırdılar; kısa sürede saflarını darmadağın ettiler ve onlara karşı büyük bir zafer kazandılar. Hükümet güçleri bozuldu ve geri çekildi. Sonuç olarak savaş, Peşmerge güçlerinin zaferi ve Irak ordusu ile paralı askerlerin yenilgisiyle sona erdi.
Bu saldırıda hükümet güçleri ölü ve yaralı olarak ağır kayıplar verdi. Bunların arasında, Gelnazkê köyü yakınlarında can veren paralı askerlerin (caş) müsteşarı Letif Zibari'nin kardeşi Mukaddem Abdullah da vardı. Onlarca ölü cesedi savaş meydanında kaldı ve birçoğu da esir alındı. Çok sayıda silah ve mühimmat Peşmerge güçlerinin eline geçti ve devrimin kazanımı oldu. Bu savaşın zaferinin kaydedilmesi, Kürdistan yolunda şehit düşen ve beşinin uçak bombardımanı sonucu şehit olduğu sekiz şehidin kanıyla gerçekleşti (Hamdi, 2007, 146).
Hükümetin devrimin kontrolü altındaki bölgelere yönelik bu saldırıları, Kürt özgürlük mücadelesi tarihi boyunca süregelmiştir. Ancak Peşmerge'nin güçlü savunması nedeniyle yenilgiye uğradığında ve bu bölgeleri ele geçirme gücü olmadığında, bu devrim için büyük bir kazanç ve Peşmerge'nin moralinin yükselmesi anlamına geliyordu. Aynı zamanda bölgede büyük bir yankı uyandırıyordu ve bu durum hükümet açısından yine büyük bir manevi yenilgi çerçevesine giriyordu.
Kaynaklar:1- Mesud Barzani, Barzani ve Kürt Özgürlük Hareketi, Dördüncü Cilt, 1975- 1990 Gulan Devrimi, İkinci Bölüm, Birinci Baskı, (Roksana Matbaası- 2021).
2-Gerdi, Gazi Adil, Barzani'nin Yolunda Hizmet Eden Bir Peşmerge Hacı Bîroxî İkinci Cilt, İkinci Baskı, (Türkiye- 2021).
3- Murad, Muhammed, Xebata Çiya, Gulan Devrimi'nin Anıları ve Hikayeleri (176-1989) yılları arasında, (Kurdistan Matbaası – Zaho- 2007).
4- Zibari, Şimal, Gulan Devrimi'nde Gizli Kalan Bazı Gerçekler, Birinci Baskı, (Rojhilat Matbaası, Erbil – 2015).


