1963 yazında, Abdüsselam Arif başkanlığındaki Irak hükümetinin Kürdistan'ın çeşitli bölgelerine yönelik saldırıları ve savaş geniş çapta başladı. Bağdat radyosundan Kürt devriminin liderliği ile yapılan görüşmelerin reddedildiği bildirildi ve Kürtlere karşı kanlı bir savaşın yeniden başlatılması kararı alındı. Ardından şehir, kasaba ve köylere saldırmaya başladılar. Askeri saldırılara maruz kalan bölgelerde tutuklamalara, kovalamacalara ve toplu kıyımlara giriştiler. Zira Baasçılar, kendilerinden önceki Abdülkerim Kasım rejiminin Kürtlerle ciddi bir şekilde savaşmadığı görüşündeydiler ve kendilerinin Kürt devrimini kısa sürede yenilgiye uğratabileceklerine inanıyorlardı. Görünüşe göre bu, Abdüsselam Arif'in Irak'ta Kürt davasına hiçbir zaman inanmadığının da bir göstergesiydi; bu durum, konuşmalarında Kürtleri tanımamasında ve 'Kürdistan' kelimesini kullanmamasında da açıkça görülüyordu.    

Savaş başlamadan önce, 1963 yılı Mayıs ayının 20'ünde Kürdistan'a ekonomik abluka uygulanması yönünde genel ordu komuta emri yayınlandı. Savaşın 10 Haziran'da yeniden başlamasıyla birlikte birçok yerde ahlaki ve insani değerlerden uzak çok büyük suçlar işlendi. Açıkçası o dönemde Süleymaniye şehri, Kürdistan'ın diğer şehirlerinden daha fazla Irak ordusunun zulmü altındaydı. Peşmergeler tarafından hangi yönden orduya ve askeri konvoylara saldırılsa, gelip öfkelerini ve kinlerini Süleymaniye'nin sivil halkından çıkarıyorlardı.

Bu şiddet içeren ve insanlık dışı eylemlerden biri, Irak tarihinde en vahşi tugay olarak bilinen ve binlerce gencin kanıyla elleri kirlenmiş Yirminci Tugay Komutanı Zaim Sıddık Mustafa'nın emriyle Süleymaniye şehrinde gerçekleşen olaydı. Süleymaniye şehri ise düşmanlarına karşı yanan bir köz gibiydi. Bu toplu kıyım harekatında şehrin beş bin sivil vatandaşı tutuklandı ve bunlardan 86 kişi seçilerek diri diri gömüldü. Bunların tek suçu, Baasçıların bir resmini Mustafa Barzani Kürt devriminin liderini yakalanan insanların arasına getirip ona hakaret etmelerini ve saygısızlık yapmalarını emretmiş olmalarıydı. Onlar ise hiçbir şekilde bu işi kabul etmeye yanaşmadılar. Görünüşe göre yakalanan kişilerden biri onlara cevap vermiş ve 'Eğer siz kendi cumhurbaşkanınıza saygısızlık etmeye hazırsanız, o zaman biz de size itaat ederiz' demişti. Bu yüzden Baasçılar onları sağ bırakmadı ve katletti.

Kaynak:
  1. Kürdistan Demokrat Partisi Ansiklopedi Heyeti Arşivi.